|
Özerk federasyon olduktan sonra
katılmış olduğumuz ilk Dünya Büyükler Wushu
Şampiyonası olması hasebiyle, 10. Dünya Wushu
Şampiyona’sı ülkemiz ve camiamız açısından çok önemli
idi.
Bu raporda, Federasyonumuzdaki en kalabalık gurup
olan Wushu-Kung Fu branşının dünyadaki en büyük ve en
prestijli organizasyonu öncesi, esnası ve sonrasında
yapılan çalışmaları ve değerlendirmelerimi bulacaksınız.
Camiamızın çalışmalarımız konusunda bilgi sahibi
olmaları ve bizleri yönlendirmeleri, yönetim
anlayışımızın ve istişare kültürümüzün temelini
oluşturmaktadır.
WUSHU MİLLİ TAKIMININ SEÇİLMESİ ve DÜNYA ŞAMPİYONASI
ÖNCESİ KAMP ÇALIŞMALARI
Federasyonumuzun yeni seçilen Wushu Teknik Kurulu,
Safranbolu’da yapılan Türkiye Şampiyonası sonunda,
kategorilerinde en iyilerin en iyisi olarak
6 erkek ve 4 bayan sanda sporcusuyla, 2 taolu
sporcusunu milli takımımız için belirlediler.
Kurala göre toplam 17 sanda kategorisinden 10 kategori
dünya şampiyonasına iştirak edebildiği için teknik
kurullarımız; ancak en iyi 10 sporcuyu
belirleyebiliyorlar. Elbette ki bu durum, camia
içerisinde öteden beri hoşnutsuzluklara sebebiyet
vermektedir. Yönetmeliklerimiz ve talimatlarımıza
göre Milli Takımları belirleme yetkisi usuller
doğrultusunda Teknik Kurul’undur. Elbette ki
kurulun her kategorinin (sıklet) birincisini seçme
zorunluluğu bulunmamaktadır. Web sitemizde yayında
olan Teknik Kurul talimatında ve diğer talimatlarda ,
“daha evvel Dünya ve Avrupa Şampiyonu olmuş sporcuların,
seçmeye tabii tutulmadan Milli Takıma alınabileceği”
gibi maddeler mevcuttur. Federasyon yönetimi olarak
prensip kararımız, her birimin kendi işini icra etmesi
ve üst birimlerin bu icraatları sadece tetkik ve
denetlemesidir. Federasyonumuzda bu görevi üstlenen,
Başkanvekilidir.
Federasyon Başkanı olarak, en fazla soruya muhatap
olduğum Milli Takım seçmeleri konusunda prensibimiz;
çok açık tarif edilmiş bir talimatla milli
takımlarımızın seçilmesi ve Teknik Kurul
Başkanlarımızın, camiadan gelecek her türlü soruya, bu
talimatlar vasıtasıyla cevap vermesidir. Adı
geçen talimattaki kriterlerin oluşturulması için, tüm
camiamız görüş ve önerilerini, e-mail olarak, rapor
şeklinde tarafıma veya teknik kurula sunabilirler.
Federasyon Başkanlığı seçimleri esnasında, ilgili
tüm kurullarımızı yönetimimizi destekleyenlerin
oylarıyla belirleyeceğimizi taahhüt etmiştik. Bunu da
yaptık. Bu durum; hiçbir şekilde milli
takımların oluşturulmasında bir adaletsizlik
yaşanabileceği endişesini doğurmamalıdır! Aksi
durum da açıktır ki; hak ve adalet üzerine tesis etmeye
azami gayret gösterdiğimiz yönetimimiz, kendisiyle
çelişkiye düşer. Maalesef çok adaylı seçimlerde,
her gurubu tam manasıyla memnun etmek mümkün olmasa da;
Federasyon Başkanı olarak tüm camianın makul taleplerini
karşılamak ve diğer yapılanmalara örnek olacak bir
sistemi tesis etmeyi hedeflemekteyim. Bunu da sizinle
beraber yapabileceğimiz gerçeği açıktır.
Resmi web sitemizde milli takım antrenörlerinin
belirlenme kriterleri de mevcuttur. Milli takımı
çalıştırmak gayesiyle seçilen antrenörler ve teknik
direktör, kendilerine teslim edilen takımı en iyi
şekilde çalıştırmakla mükelleftir.
Milli Takım seçildikten, sonra daha evvelinden planlanan
iki uluslar arası kamp ve müsabaka programımız vardı.
İran tarafından ortak kamp ve dostluk maçlarına davet
edilmiştik. İran Federasyonu Başkanı Dr. Mahdi Alinejad,
Dünya Wushu Federasyonu (IWUF) Yönetim Kurulu Üyesi
olduğundan ve İzmir’in Dünya Şampiyonasına ev sahipliği
adaylığımızı desteklemesini istediğimizden, bunlara
ilave İran Wushu Milli Takımının dünyadaki başarılarını
da bildiğimizden İran’a gitmeyi uygun gördük. Diğer bir
davet de Fransa Federasyonundan gelmişti.
2009 un ilk yarısında, Dünya Ekonomisinin içine düştüğü
girdap ülkemizi de etkilediğinden, GSGM tarafından
sözleşmesini imzaladığımız ödenek maalesef
federasyonumuza aktarılamadı. Bu nedenle planladığımız
tarihte İran’a gidemedik. Aynı dönemde Fransa’nın
Avignon kentinde de Fransız TV si için Türk ve
Fransız milli takımları dostluk maçı yapacaktı. Aynı
sebepten dolayı bu programı da iptal ettik.
Federasyon Başkanvekili Abdurrahman Akyüz’ün Çin’den
dönmesiyle, GSGM Genel Müdürü Sn. Yunus Akgül’ ü ziyaret
ettik ve Avrupa Şampiyonasına hazırlık için yeterli
miktarda kaynak temin ettik. Bu kaynak temininden sonra,
önem açısından öncelik arz ettiğinden, derhal milli
takımla İran’a gitme kararı aldık. Aynı dönemde
Abdurrahman Akyüz ve Metin Öney ile İzmir’de, İzmir’in
Dünya Şampiyonasına adaylığı için tetkikler yapmak üzere
gelen, IWUF Genel Sekreteri Wang Xiaolin ve IWUF
Başkanvekili Raymond Smith ile çalışmalar yaptık.
Abdurrahman Akyüz, Milli Takımı uğurlamak üzere
İzmir’den erken ayrılıp, Raymond Smith ile İstanbul’a
gelmiş ve Milli Takımı bizzat Tahran’a uğurlamıştır.
Hatta bu esnada Avrupa Federasyonu (EWUF) Başkanı da
Milli Takımımızla tanışmış ve resim çektirmiştir.
Dünya Federasyonundan gelen misafirlerimizi uğurladıktan
sonra, İran Federasyon Başkanı’nın desteğini almak için
ben de İran’a gittim. Önceden de tanışıklığım olan
Federasyon Başkanı Dr. Alinejad ve ekibi bizi çok sıcak
karşıladı ve İzmir’i kendi ülkelerinin bir şehri gibi
kabul ettiklerini ve sonuna kadar destekleyeceklerini
beyan ettiler. Tahran’da geçirdiğim iki gün içinde,
milli takımımız İran’la dostluk maçları yaptı. İran
takımı çok uzun süreden beri hazırlanıyordu ve gerçekten
de iyi bir takımdı. (Nitekim Dünya Şampiyonasında 7
altın madalya kazandılar). Yapılan maçlarda sadece 56
kilodaki sporcumuz galibiyet alabildi. 48 kilo sporcumuz
İran’da o kiloda rakibi olmadığından kafileye
alınmamıştı. Ayrı bir bölümde yapıldığından, bayanların
maçlarını seyredemedim. Ama özellikle 48 kilodaki
sporcumuzun oldukça iyi olduğu bilgisini aldım.
Akşam Tahran’da Milli Takımımızın konakladığı
tesiste antrenörlerimiz Akif İnci, Teslime Çelik ve
İskender Oflu ile sohbet ettim. Eksiklikleri
tespit ettik. Aynı gece Türk ve İran Milli Takımlarının
katıldığı bir davet verildi. Bir sonraki gün İran
Federasyonunda gerekli temaslarda bulunduktan sonra geri
döndüm ve EWUF toplantısına katılmak üzere Londra’ya
geçtim.
İran’da oldukça dostane temaslarımız oldu. Bundan
sonraki kampları ortak düzenlememiz, milli takımlarımız
arasında antrenör değişimi gibi konularda uzlaştık.
İran’da 100.000 civarında üyesi olan Wushu
Federasyonu oldukça disiplinli bir yapıya sahip. Kısa
zamanda gösterdiği yüksek başarı dikkate alındığında,
İran’ın yakından izlenmesi işlerimizi
kolaylaştıracaktır.2010 Şubatında, İran Wushu
Akademisi’nin açılışı yapılacak. Avrupa Şampiyonasından
evvel Tahran’da Pars Kupası düzenlenecek(17-21 şubat
2010). Avrupa ülkelerinin de oraya daveti için yardımımı
istediler. Daha evvel bilgilerinize sunduğum” EWUF
Londra Çalıştayı” raporunda bu konudan bahsetmiştim.
Uluslar arası yarışmaların temel nedeni, ülkelerin
ve kültürlerin tanıtımıdır. Biz başından beri bu
idrakte olan bir federasyon olarak, kafilemize her
şeyden önce milli ahlak üzerine hareket etmelerini ve
buna göre başarılı olmalarını söyleye geldik. Aynı
minval üzere, uluslar arası kulis faaliyetlerimize ara
vermeden devam ediyoruz.
Batı Asya Wushu Federasyonun Başkanı olan Dr.
Alinejad, Türkiye’yi Batı Asya Wushu Şampiyonasına
misafir ülke olarak davet etti. Biz de kendilerini
Akdeniz Şampiyonası’na misafir ülke olarak davet
edeceğiz.
Camiada “İran’a gidiş son anda haber verildi” şeklinde
söylemler dolaştı. Kaynak son anda oluşturulabildiği ve
camiaya bu konuda bilgilendirme yapıldığı halde
(bilgilendirme özellikle benim tarafımdan yapıldı) bu
söylentiler, maalesef dünya şampiyonası sonrası bir çok
basın organına yakışıksızca yansımış ve İran seyahati
öncesi yaşanan bir eylem, sanki Dünya Şampiyonası öncesi
yaşanmış gibi “Otobüs bagajında yolculuk yaparak
İstanbul’a giden üç sporcudan ikisi dünya üçüncüsü oldu”
şeklinde son derece çirkin, kurumumuzu, camiamızı ve
şahsımı rencide eden haberler basına servis edilmiştir.
Konu ile ilgili, kurullarımız soruşturma yürütmektedir.
Türkiye Wushu Federasyonu, sporu ve başarıyı
nitelikli nesiller oluşturmak için istemektedir. Bu
nedenle federasyonumuz mensuplarından hassasiyet
içerisinde olmalarını, camiamızı rencide edecek
faaliyetlerden uzak durmalarını istiyorum.
Dünya şampiyonası evvelinde, benden izin alınarak bir
televizyon programına çıkan bir başka sporcumuz, yine
sporla hiç ilgisi olmayan konulara girmiş ve Sn. Spor
Bakanımızın bizzat beni arattırarak durum hakkında bilgi
almasına sebebiyet vermiştir. Federasyonumuz,
başarılı sporcular başta olmak üzere tüm sporcularımıza
aile bireylerimiz gibi muamele etmekte ve gerekli her
türlü desteği imkanlarımızı sonuna kadar zorlayarak
sağlamaktadır. Kurum olarak bu tavrımızın taktirle
karşılanmasın beklerken, bu şekilde bilinçsizce ve
magazinel haberlerin medya kurumlarında çıkması bizi
önlemler almaya sürüklemektedir. Bu konuyla ilgili
önümüzdeki günlerde bir talimat yayınlayacağız.
Milli takımımız İran’dan döndükten sonra, Karabük
Ovacık’taki kamp merkezine gitti. Bu esnada
Abdurrahman Akyüz’ ün Çin’de seçimini yaptığı Çin’ li
iki antrenörümüz Bayan Wang ve Bay Ding ülkemize gelerek
kampa katıldılar. Kendilerine uzun süreli oturma
izni alarak sözleşme yaptık.
Ovacık’taki milli takım kampı boyunca, İran kampından
beri milli takım performansı hakkında görüştüğüm
antrenör İskender Oflu’ ve Teslime Çelik’ten takımın
gelişimi konusunda bilgi aldım. Bana takımın günden güne
iyiye gittiğini ve kampın sonuna doğru İran’daki
performansa göre 10 katlık bir gelişme olduğu bilgisini
verdiler. İskender Oflu’ dan kamptaki bütün
Milli Takım antrenörlerinin bana rapor yazmalarını
istedim. Maalesef üzülerek söylüyorum ki sadece İskender
Oflu rapor yazdı. Raporunda bazı sporcuların zaman zaman
disiplinsizlik yaptığını, hocalarına itaat etmeyip kendi
başlarına antrenman yaptıklarını beyan etti. Antrenörler
arasında çok iyi bir dayanışma olduğu bilgisi yine Oflu’
nun raporunda geçmekteydi. Tek rapor gönderen milli
takım antrenörü İskender Oflu’ ya teşekkür ediyorum.
Diğer görevli antrenörlerin raporlarını halen
beklemekteyiz! Bu raporlar olmaksızın, yöneticilerin
durumu anlamaları ve taktik ve strateji geliştirmeleri
mümkün değildir.
Kamp esnasında 48 kilo sporcu 60 kg olarak kampa
katıldığı için ve antrenmanlar sonunda ancak 54 kiloya
kadar düşebildiği bu kilodan sonra zafiyet geçirdiği
,Başkanvekilimiz tarafından bana rapor edildi ve bu
sporcunun gönderilerek yerine 56 kilo sporcunun
çağrılması ve durumun Kanada’daki yetkilere
bildirilmesine karar verildi. 48 kilo bir
sporcunun üstelik milli takıma çağrıldığı anlaşıldıktan
sonra, büyükler kategorisinde 3 ay içerisinde 60 kiloya
çıkabilmiş olması, tıp otoritelerine göre mümkün olmasa
gerektir. Mümkün olmuş olsa bile gerek sporcunun
kendisi gerek antrenörü tarafından çok önemli bir
zafiyet göstergesi olarak algılanmalıdır. Bu
durum, milli sporcu veya milli takım anlayışının tam
manasıyla oturmamış olduğu sonucunu doğurmaktadır ki bu
konu üzerine eğilmemiz gerekiyor.
Milli takıma çağrılan iki tao sporcusundan biri de,
okulundaki devam durumunu gerekçe göstererek takımdan
ayrılmış yerine bir bayan sporcu ikame edilmiştir. Bu
durum da oldukça manidar ve gayrı ciddidir. Böyle bir
sebep varsa, en baştan beyan edilmesi gerekirdi. Gerçi
bayan sporcumuzun gösterdiği performans camiamızı memnun
etmiştir. Bundan sonra, milli takımlarımızdan
sorumlu olanlar, bu konuda çok daha
hassasiyet ve ciddiyet içinde olmalıdırlar.
Bu dönemde karşılaştığımız önemli hususlardan birisi de,
camiamız mensuplarının ilgili birimlerimize yazdıkları
dilekçe ve sair mektuplara zamanında veya hiç cevap
alamamalarını söylemeleridir. Bu konuda camiamıza
önerim, federasyonumuzun resmi e-mail adresine mail ile
müracaat etmeleri ve müracaatlarının kopyalarını “cc”
bana ve Başkanvekiline veya varsa ilgili as başkana da
göndermeleridir (örnek: hakemlerle ilgili Ömer Göktaş’a).
Federasyon As Başkanlarımızın hangi alanda sorumlu
oldukları web sitemizde yayınlanmıştır. Alanları ile
ilgili kendilerine ulaşabilirsiniz ve yöneticilerimiz bu
durumdan son derece mütehassıs olurlar. Önemli olan
proaktif bir yönetimi hakim kılabilmektir.
Federasyon merkezimizde sıkıntısını hissettiğimiz
personel açığımız kapatmak için gerekli girişimlerde
bulunduk. Sanırım kısa bir sürede yeterli sayıda
personel, federasyonumuzda istihdam edilecek ve işler
daha hızlı yapılır hale gelecektir.
KANADA VİZE İŞLEMLERİ, DÜNYA ŞAMPİYONASI SONUÇLARI VE
UYGULAMALARIN ANALİZİ
Bir takım imkansızlıklardan dolayı kısa süren kamp
dönemimizin oldukça başarılı olduğu anlaşılmıştır. Bu,
gelecek için çok ümit vericidir. Emeği geçen ve özveri
içinde takımımızla birebir ilgilenen başta Başkanvekili
Abdurrahman Akyüz olmak üzere, milli takımımızın değerli
antrenörlerini ve sporcularını tebrik ediyorum.
Çin’li çalıştırıcılarımızın Türkiye’de oturma izinleri
olmadığından ayrıca müracaat eden kafilemizin bazı
üyeleri Kanada vizesi alamadılar. Bu konuda As
Başkanımız Mustafa Kamacı’ nın girişimleri ve Federasyon
Ofisimizden Evren Baykal’ın gayretleri ile tüm kafilemiz
vize aldı. Çin’li hocalarımızın oturma izinleri çok kısa
sürede Evren Baykal tarafından alındı.
Bu arada dünyada 5 ülke Kanada’ya vize alamadığı için
şampiyonaya gelemedi. Bunların bir kısmı ile şahsi
olarak ilgilendim. İlgili mekanizmaları devreye soktum,
IWUF ve EWUF un dikkatlerini çektim, ama sonuç
değişmedi. Bazı ülkeler de kafilelerinin bir kısmına
vize alabildi. Kanada dünyada en çok iltica edilen ülke
olduğu için, spor kafileleri bu durumu manipüle etmiş ve
Kanada konsoloslukları da bundan dolayı zor vize
vermektedirler. Gelecekte bu sıkıntıların yaşanmaması
için, gerekli önlemler alındı.
22 Ekimde kafilemiz İstanbul’dan Toronto’ya
hareket etti. Aynı uçakta İran, Ürdün, Yunanistan,
Azerbaycan takımları da vardı. Tüm takımların
yetkilileri ile havalimanında sohbet ettik ve ev
sahipliği yaptık. Uçakta İran haber ajansı Türk
Federasyon Başkanı olarak benimle röportaj yaptı. Yol
boyunca, İran ve Yunan Federasyonu başkanı ile Wushunun
gelecek planlaması hakkında konuştuk. Sporun oluşturduğu
dostluk zemininde, çok ülkeli tek takım halinde
Toronto’ya ulaştık.
Maalesef Toronto’daki dünya şampiyonası acemice
planlanmış bir organizasyondu. Kafilemiz ve başka bir
çok kafile, ulaşım ve yemek konusunda sıkıntı çekti. Tüm
eksiklikleri beraberimizde olan sorumlular tek tek not
etti ve uzun bir rapor halinde federasyonumuza sundu.
İleride yapacağımız faaliyetlerde bu raporlardan
istifade edeceğiz. Burada bu konuyla ilgili detaya
girmeyeceğim.
Takımımız şampiyonada 7 bronz madalya kazandı.
77 ülkenin katıldığı bir dünya şampiyonasında,
takımız açısından şimdiye kadar elde edilen en yüksek
başarı budur. Sporcularımızı ve antrenörlerini
yürekten tebrik ediyorum. Elbette ki önümüzdeki dönemde
beklentilerimiz daha yüksektir ve bunu yakalayacağımıza
inancım tamdır. 10 sanda sporcumuzun 7 sinin çeyrek
finale kalmasından sonra başkanvekilimiz Abdurrahman
Akyüz takımla bir toplantı tertip etti. Benim de
katıldığım toplantıda daha sonra teknik kadro ile bir
toplantı daha yaptık. Eksikliklerimizi tespit ettik.
Başkanvekilimizin dışında As başkanlarımızdan Ömer
Göktaş ve Şenol Ata’da yarışmaları ve organizasyonları
izledi ve tecrübelerini artırdılar.
Sporcularımız çeyrek finalde, bazıları şanssızlık eseri
yenilerek elendiler. Antrenörlerimiz eksikliğimizi genel
olarak antrenman eksikliğine bağladılar.
Şampiyona boyunca sürekli olarak Şef Hakem William
Nouchet ve Baş Hakem Mohammed Pourgholaminejad ile
görüştüm. Özellikle Şef Hakem W. Nouchet ve
teknik kurul üyeleri Ishihara, Muzrukov ve Warr ile
yaptığım çok sayıdaki görüşmede, hakemlerin adaletli
yönetim uygulamaları hususunda ricada bulundum. Teknik
adam arkadaşlarımız, bu şampiyonada hakem
hatalarının daha az olduğu yönünde tarafıma ilgi
verdiler.
İlk kez tarihimizde bir dünya şampiyonasına hakem
götürdük. Taolu hakemimiz Fatih Çakmak,
hem eğitimde gösterdiği yüksek performans ve
yarışmalardaki doğru kararlarıyla, sürekli olarak tao
hakemliği yaptı ve ülkemizin bu alanda adını duyurdu.
Ayrıca uluslar arası hakemlerle doğru ve seviyeli
ilişkiler kurarak, gelecek için zemin hazırlamış oldu.
Kendisini tebrik ediyorum.
Elde ettiğimiz başarı sonucu, Çin’de düzenlenen
profesyonel “King Of Sanda Ligi” nin temsilcisi
Abdurrahman Akyüz ile beni ziyaret ederek, ülkemizden 7
sporcunun, bu liglere katılabileceği davetini iletti.
Çok prestijli bir yarışma olan Profesyonal Sanda
yarışmalarına ancak davetiye ile katılına biliniyor.
Dünya Şampiyonasındaki en önemli başarılarımızın
biri de, şüphesiz tao sporcularımızın ilk kez dünya
şampiyonasında 9 puanın üzerine çıkarak, 9,30 ve 9,40 a
ulaşmalarıdır. Bu sonuç, Çin’li hocalarımızın ne
kadar doğru bir tercih olduğunu göstermektedir. Ayrıca
bayan Wang ve bay Ding’in dünyada tanınmış hocalar
olduğu ve bu sebeple bir çok ülkenin gelip bizi tebrik
etmeleri de oldukça sevindirici. Öyle görünüyor ki,
göreceli olarak dünyada zayıf olduğumuz bu dalda altın
madalyalar alabilecek seviyeye geleceğiz. Bir çok
Avrupa’ lı sporcu, ülkemize gelerek bu hoclardan ders
almak istemektedir. Camia, şu an federasyonumuzda
bulunan bu hocalarla ilgili talepte bulunarak, kendi
bölgelerindeki seminerlere kurslara katılmalarını
sağlamalıdır. Ayrıca milli takımlara aday olabilecek
sporcuların bir an evvel belirlenerek çalışma
sistematiğine sokulmaları yine bu hocalar vasıtasıyla
yapılmalıdır. Bu konuda eğitim kurulumuz ile temas
içinde olunuz.
DÜNYA WUSHU FEDERASYONU KONGRESİ VE “DÜNYA
ŞAMPİYONASI EV SAHİBİ ADAY ŞEHRİ İZMİR” ÇALIŞMALARI
Şampiyona boyunca diğer faaliyetler yoğunlukta
olduğundan, yarışmaları çok fazla izleyemedim. İzlediğim
süre içerisinde, Kanada’daki yerel Türk basınından
gazeteci arkadaşlara, Milli Takım ve Wushu hakkında
bilgi verdik. Bu bilgiler Kanada’daki yerel kaynaklarda
yayınlandı.
Bu noktada, Kanada’da bulunduğumuz süre zarfında,
Toronto’da yaşayan Yavuz Sofi kardeşimiz, büyük bir
özveri ile bizimle çalışmış, başta takımımızın
tercümanlığı olmak üzere yapılması gereken her tür
desteği sağlamıştır. Kendisine camiamız adına çek
teşekkür ediyorum.
İzmir’in 11. Dünya Wushu Şampiyonası’na adaylığı için,
Antalya’da yapılacak Avrupa Şampiyonasının organizasyon
danışmanları Edis Ertürer ve Selçuk Cansevgisinin
hazırlamış oldukları, profesyonel organizasyon
sunumunu, IWUF ‘un Yönetim Kurulu toplantısında
sunmamız gerekiyordu. 23 Ekim’deki IWUF Yönetim Kurulu
Toplantısında, saat 14.00 için randevu aldık. En güçlü
rakibimiz Seul’ dü. Melbourne de aday idi ama iddiası
yoktu. Los Angeles adaylıktan çekilmişti. 23 Ekim
sabahı, IWUF Yönetim Kurulu üyelerinin tamamı ile tek
tek görüşerek kulis yaptık. Sunumdan evvel, İzmir
valiliğinden temin ettiğimiz İzmir tanıtım kitabı ile,
sunum katalogumuzu ve diğer hediyelerimizi içerir
çantalarımızı üyelere dağıttık. (Çantaları
başbakanlıktan bize temin eden Ankara Temsilcimiz
sevgili Önder Karan’a çok teşekkür ediyorum.)
Sunumumuzu “power point” olarak yaptım. Soruları
cevaplandırdım. Özellikle daha evvel İzmir’in tetkikine
gelen Raymond Smith, bizi destekleyici nitelikte bir
konuşma yaptı. Oldukça prestijli insanlardan oluşan IWUF
Yönetim Kurulu (ki içlerinde eski bakanlar da vardır)
biz çıktıktan sonra oylama yaparak, oy birliğiyle
İzmir’i kabul ettiler. Sonra beni toplantıya davet
ederek, sonucu tebliğ ettiler ve ayakta alkışladılar.
Tebrikleşmeden sonra ayrıldım.
24 Ekim günü, Dünya Wushu Federasyonu’nun kongresinde
IWUF Başkanı İzmir’in adaylığını oya sunmadan evvel beni
kürsüye davet etti. Kongre üyelerine hitap ederek,
Türkiye, İzmir ve Türkiye Wushu Federasyonu’nu anlatan
bir konuşma yaptım. Kongrenin başlangıcında Şenol Ata ve
Edis Ertürer le birlikte kongreye katılan 77 ülkenin
temsilcilerine, İzmir tanıtım kitabı, sunum ve diğer
hediyelerimizden oluşan kiti dağıttık. Üyeler çok memnun
kaldı. İzmir, kongre üyelerinin oy birliğiyle 11. Dünya
Wushu Şampiyonasına ev sahipliği yapma hakkını kazandı.
Ülkemiz için çok önemli olan bu şampiyona, İzmir Valisi
tarafından yapılan bir basın toplantısıyla kamu oyuna
duyuruldu. Sonuç, İzmir’e büyük sevinç yaşattı.
Şampiyona 15-25 Temmuz 2011 de yapılacak.
Kongreden sonra, Kore temsilcileri gelerek, biraz kırgın
beni tebrik ettiler. Biz de Abdurrahman Akyüz ile
birlikte kendilerini teselli ettik ve gelecek şampiyona
için destek olacağımızı söyledik. Çok sayıda ülke
şampiyona boyunca gelip bizi tebrik etti.
Avrupa Şampiyonasının ardından, Dünya Şampiyonasının da
ülkemizde yapılacak olması, dünyada bir ilktir. Bu
sonuç, elbette ki stratejisini ta en baştan
belirlediğimiz ve adım adım takip ettiğimiz bir çalışma
disiplini sonucu elde eilmiştir. En önemli etken,
tamamen birlikte çalıştığımız Avrupa Federasyonudur.
Başarının tesadüfi olamayacağına inanan bizler,
çalışmanın mutlak başarı getireceğine de inanmaktayız.
Dünya Federasyonu Yönetim Kurulu Akdeniz
Oyunlarına Wushuyu dahil etmek için, Akdeniz Wushu
Şampiyonası düzenlenmesine ve bu şampiyona için
federasyon kurulmasına ve ev sahibi ülke belirlenmesine
karar verdi. Bu görev, IWUF Yönetim Kurulu Üyesi
Patrick Van Campenhout’ a verildi. Daha evvel
yaptığımız görüşmeler gereği şampiyona 2010 un son
çeyreğinde ülkemizde düzenlenecek. Aday Kentlerimiz,
Antalya ve Muğla. Akdeniz’e komşu Afrika
ülkeleri ile yaptığımız görüşmelerde, federasyon
başkanlığı için Türkiye’nin adaylığı gündemdedir. Bunun
yanında İtalyanlar da, bu pozisyonun güçlü adayıdırlar.
Mümkün olan üç büyük şampiyonayı ülkemize
getirdiğimiz için, başta disiplinli çalışmalarıyla
dünyada Türk Wushusundan söz ettiren değerli Wushu
Camiasına, Sayın Bakanımız Faruk Özak ve Sayın Genel
Müdürümüz Yunus Akgül’e, İzmir Valimiz Sn. Cahit Kıraç
ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sn. Aziz
Kocaoğlu’ na bunların yanında bu hayalimizin gerçek
olmasını sağlayan sevgili Abdurrahman Akyüz , Metin Öney
ve Yönetim Kurulumuza ve en önemlisi Avrupa Wushu
Federasyonu Yönetim Kuruluna teşekkür borcumuzdur.
Ayrıca tüm dokümanları hazırlayan ve İzmir’in tetkiki
sırasında canla başla çalışan Edis Ertürer ve Selçuk
Cansevgisine de çok teşekkür ediyorum. İyi bir takım
çalışması oldu. Gerçekten çok yoğun çalıştık ve bize
nasip oldu. Hayırlı olsun.
Oylamadan sonra, Malezyalı eski enerji bakanı IWUF
Başkanvekili Bay Lim, İzmir’i ve Türkiye’yi öven bir
konuşma yaptı ve alkış topladı.
Önümüzdeki iki yılda, Avrupa Şampiyonası, Avrupa
Hakem Kursu (Avrupa Şampiyonasından bir hafta evvel
Antalya’da), Akdeniz Şampiyonası, Dünya Şampiyonası ve
inşallah 2012 de Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacağız.
Sorumluluğumuzun bilincinde çalışarak, dünyada
şimdiye dek yapılanların en iyisini yapmaya gayret
göstereceğiz. Tüm camiamızın, devletimizin ve
toplumumuzun desteğine olan ihtiyacımız had safhadadır.
Kenetlenerek en iyisini yapacağımıza eminim.
IWUF kongresinde özellikle olimpiyatlara katılmak üzere
yoğun bir program sunumu yapıldı. Üye sayısının 139 a
çıktığı “Sanshou” isminin “Sanda” olarak değiştirildiği
bildirildi. 2010 yılında yapılacak Dünya Wushu Kupasına
vurgu yapıldı. Bu kupaya ülkemizden 7 sporcu katılım
hakkı elde etti. 2010 da Pekin’de 14 federasyonun
katılımıyla yapılacak ve bir cins Mücadele sporları
Olimpiyatları gibi algılanan 1. Combat Games tanıtıldı.
Yaptığımız girişimler sonucu, bir çok IWUF komitesi ve
yönetim kurulu üyesi benimle toplantı talep etti. Bu
bağlamda, IWUF Geliştirme ve Tanıtım Komitesi, IWUF
Teknik Kurul Komitesi, ve IWUF Yönetim Kurulu ile
toplantılar yaparak fikir alış verişinde bulunduk. Dünya
Federasyonu Başkanı ve IOC Başkanvekili Yu Zaiqing,
çalışmalarımızdan dolayı şahsımda Türk Federasyonu’nu
tebrik etti.
Camiamız tarafından az bilinen bir gerçeği dile
getirmekte fayda mülahaza ediyorum. WUSHU 2002 yılından
beri Uluslar arası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından
tanınan bir spordur ve IWUF un Başkanı, IOC ‘nin
Başkanvekilidir. Olimpik olmayan mücadele sporları
içinde sadece KARATE WUSHU ile aynı durumdadır. Diğer
spor dalları IOC tarafından tanınmamaktadır. Bu nedenle,
WUSHU Federasyonu bünyesindeki sporcular, bir çok konuda
IOC tarafından tanınmayan branşlara göre
avantajlıdırlar. Bu haktan, Federasyon bünyemizde
bulunan tüm branşlar istifade edebilmektedir.
EWUF KONGRESİ VE EWUF YÖNETİM KURULU ÇALIŞMALARI
24 Ekimdeki EWUF kongresi gerilimli bir ortamda başladı.
Dünya Şampiyonasından birkaç gün evvel, EWUF Başkanı’nın
ıslak imzasın taşıyan sahte bir istifa mektubu tüm dünya
federasyonlarına postalandı. Kongrenin başlangıcında R.
Smith görevinin başında olduğunu, bu eylemi yapanların
tespit edildiği taktirde 5 yıl hapse mahkum olacaklarını
söyledi.
Daha evvel web sitemizde yayınlanan, tarafımdan kaleme
alınmış “EWUF Londra Çalıştay Raporu”nda kongrenin
gündemini bildirmiş ve almak istediğimiz sonuçları beyan
etmiştim. Hemen hemen hepsini aldık.
Uzun zamandır Avrupa federasyonunda devam eden
çekişmeler, artık son derece çirkin bir hal almış ve
Başkan adına istifa mektubu yazacak seviyeye ulaşmıştı.
Başkan ve Genel Direktör ile kongreden bir gün evvel
toplantı yaptık. Başkan Raymond Smith kongre sonunda
delegelerden güven oyu isteyeceğini söyledi ve biz de
onayladık. Bir çok üye pasif kalmak istediğinden ve bir
kısmı dünya şampiyonasına gelemediğinden(Bulgaristan ve
Ermenistan) kongreye 18 ülke katıldı. Çoğunluk temin
edildiğinden kongre başladı.
Başkan Raymond Smith yaptığı konuşmada şu başlıklara
dikkat çekti;
•EWUF Yönetim yapısını profesyonelleştirmek için fon
oluşturma çalışmaları,
•EWUF ve IWUF Ana Statüsünde yapılması zorunlu
değişiklikler,
•Avrupa ve Dünya Dereceleme sisteminin devreye
sokulması,
•Uzun dönem EWUF iş planı,
•IWUF’un Avrupa da yapacağı hakem ve antrenör kursları
için, uluslar arası kurumlardan fon temini,
•EWUF Genel Direktörü Patrick Van Campenhout’un,
Pekin’de yapılacak 1. Sport Accord Combat Games
oyunlarında başkan yardımcısı olmasından ötürü
desteklenmesi,
•2013 te Wushu’nun Olimpiyatlara kabul edilmesi için
çalışma programı,
•Avrupa Wushu Akademilerinin kurulması için hükümetlerle
müzakere ve fon oluşturulması,
•EWUF Organizasyon Faaliyetlerinin merkezileştirilmesi,
•Teknik ve Yönetim konularının EWUF Yönetim Kurulunda
ayrıştırılması,
•EWUF bütçesindeki kaynağın, Antalya 2010 şampiyonasında
hakemler için kullanılması,
(Başkanın raporu oy birliğiyle kabul edildi).
Raporlar okunduktan sonra, önerilerin oylanması
kısmına geçildi. Aşağıdaki maddeler oylandı!
1.Yeni 7 üyenin katılımı oylandı ve kabul edildi. Malta,
Sırbistan, İzlanda, Luxemburg, Danimarka, Moldova. San
Marino ve Andora da sonradan müracaat etti. İrlanda’nın
müracaatı teknik bir sebepten ötürü askıda bekletiliyor.
Şu anda EWUF üye sayısı 45 e yükselmiş durumda. Oy
Birliğiyle Kabul Edildi.
2.Antalya’yı ziyaret eden denetleme ekibinin raporu,
Patrick Van Campenhout tarafından okundu ve oy
birliğiyle kabul edildi.
3.2011 yılında 1. Avrupa Büyükler ve Gençler Qinda ve
Geleneksel Taolu Şampiyonası’nın Paris’te yapılmasına
oy birliğiyle karar verildi.
4.Yeni şartlar çerçevesinde 14. Avrupa Büyükler ve
Gençler Şampiyonası’nın Ukrayna’da yapılmasına oy
birliğiyle karar verildi. Ukrayna 2010 Martında
Antalya’da sunum yapacak ve EWUF’un sunduğu şartları
kabul ederse şampiyonayı alacak.
5.(Teklif:İsviçre): Halihazırda 10 kişi olan EWUF
Yönetim Kurulu 6 ya indirilsin. Bunlar; Başkan,
Başkanvekili(Yönetimden ve hakemlerden sorumlu), As
Başkan (Teknik İşlerden Sorumlu) Genel Direktör(Genel
Sekreter), Sayman ve Onursal Yönetim Kurulu Üyesi(IWUF
ve IOC ile ilişkiler).Oy Çokluğuyla Kabul Edildi.
6.(Teklif: İngiltere) EWUF un kar amacı gütmeyen
bir federasyon olarak Brüksel’de kaydının
yaptırılabilmesi için hukuk komisyonuna havale edilmesi.
Oy Birliğiyle Kabul Edildi.
7.(Teklif:Belçika) Avrupa’da profesyonel Sanda Ligi
Kurulması,bununla ilgili kurulların atanması ve
kurallarının oluşturulması için yönetim kuruluna yetki
verilmesi. Kural ve kurulların oluşmasıyla derhal test
maçlarına başlanması. Oy Birliğiyle Kabul Edildi.
8.(Teklif:Belçika) EWUF a üye olmak isteyen
federasyonların, kendi ülkelerindeki Milli Olimpiyat
komitesi tarafından tanınma zorunluluğu. Oy
Birliğiyle Kabul Edildi.
9.(Teklif:Türkiye) Avrupa’nın farklı
bölgelerinde, Wsuhu Akademileri kurulması ve bunlar
için, devletler ve Avrupa Birliği nezdinde kaynak
çalışması yapılması. Oy Birliğiyle Kabul Edildi.
10.(Teklif:Türkiye) Avrupa Şampiyonası, Avrupa
Kupası, Avrupa hakem ve Antrenör Kursları, bundan böyle
EWUF tarafından yetkilendirilmiş WUSHU VAKFI tarafından
koordine edilmesi. Bu kurum, şampiyonanın yapılacağı
ülkenin belirlenmesinden, oluşturulacak tüm standartlara
kadar her şeyden sorumlu olmalı. Oy Birliğiyle
Kabul Edildi.
11.(Teklif:Türkiye) Yarışma malzemeleri bu kurum
tarafından satın alınmalı ve şampiyona yapılan ülkede
bir sonraki yarışma tarihine kadar muhafaza edilmeli.
Bir sonraki şampiyonanın yapılacağı ülkeye taşıma
ücreti, malzemeleri elinde tutan ülke tarafından
karşılanmalı. Oy Birliğiyle Kabul Edildi.
12.(Teklif:Türkiye) Wushu Vakfı’nın imkanları göz
önünde tutularak, gerektiğinde bu malzemeler,
şampiyonanın yapıldığı ülkede bir Wushu Akademisi
kurulmak üzere bırakılabilir. Bu durum, akademilerin
çoğalması sonucunu doğurabilir. Oy Birliğiyle
Kabul Edildi.
13.(Teklif:Türkiye) Şampiyona ev sahibi ülke,
EWUF yönetim kurulunda oylanarak belirlenir. Oy
Birliğiyle Kabul Edildi.
14.(Teklif:Türkiye) 2008 Pekin Wushu Olimpiyat
Turnuvasında olduğu gibi, Avrupa Şampiyonalarına ev
sahipliği yapan ülkeler, daha fazla sporcu ile
yarışmalara katılma hakkına sahip olmalı. Kabul:3
Çekimser:2 Ret: 13.Oy
Çokluğuyla Reddedildi.
15.(Teklif:Türkiye) Yarışmacı sayısı 10 un
altında olan sıkletlerde , organizasyon komitesi, ilave
sporcu çağırma hakkına sahip olmalı.
Konunun Teknik Kurul’da
tartışılmak üzere sevk edilmesine oy birliğiyle karar
verildi. TEKNİK KURUL DAHA SONRA YÖNETİM KURULU İLE
BİRLİKTE TOPLANDI VE TÜRKİYE OLARAK TEKLİFİMİZİ, TÜM
ÜLKELERİN BÜYÜKLER SANDA KATEGORİSİNDE TAM TAKIM (11
ERKEK, 6 BAYAN) GÖNDERMELERİ OLARAK REVİZE ETTİK. TEKNİK
KURUL TEKLİFİMİZİ KABUL ETTİ. 25 KASIMDA KONGRE ÜYELERİ
E-MAİL İLE BUNU OYLAYACAKLAR. GEÇMESİ BEKLENİYOR.
16.(Teklif:Türkiye). Atlet temsilcisi ve teknik
temsilci Yönetim Kurulunda olmamalı. IWUF ta uygulandığı
gibi bir atlet komisyonu kurulmalı. Oy Birliğiyle
Kabul Edildi.
17.İtalya beş teklifini geri çekti.
18.(Teklif:İtalya) 2009 da şampiyona
düzenlenmediği için, EWUF aidatların yarısını geri
ödesin. Reddedildi.
19.(Teklif:İtalya). EWUF ve Avrupa Olimpiyat
Komitesi ortaklaşa çalışma yapsın. Oy Birliğiyle
Kabul Edildi.
20.(Teklif:İtalya). EWUF Aktif Üyelerinin
Listesini(Aidatlarını ödeyen) web sitesinden açıklasın.
Oy Birliğiyle Kabul Edildi.
21.İspanya beş teklifini geri çekti.
22.(Teklif: Yunanistan). 2010 Teknik ve Hakem
kursları web sitesinden duyurulsun. Oy Birliğiyle
Kabul Edildi.
23.(Teklif: İsrail). EWUF un mali tabloları tüm
üyelere e-mail ile güncel olarak gönderilsin. Oy
Birliğiyle Kabul Edildi.
24.(Teklif: İsrail).EWUF un ana statüsü ve diğer
tüm statüleri bir ülkede tescil ettirilsin. Oy
Birliğiyle Ret Edildi.(Böyle bir durum mümkün değil).
25.(Teklif: İsrail).EWUF un 2003-2009 hesapları
bağımsız bir denetçi tarafından denetlettirilsin.
Oy Birliğiyle Kabul Edildi.
26.(Teklif: Hollanda).E-mail ile yapılan
oylamaların sonuçları herkese açıkolsun. Gizli oylamalar
e-mail ile yapılmasın. Oy Birliğiyle Kabul Edildi.
27.(Teklif: Hollanda). EWUF un komitelerine 2 kez
4 yıllığına seçilim sağlansın. Özel durumlarda bu 3 kez
4 yıla çıkarılsın. Bu durum şu anda görev yapan üyeler
için de geçerli olsun. Bu aynı zamanda güven oylaması
niteliği taşısın. Kabul: 7 Ret:8 Çekimser: 3. Oy
Birliğiyle Red Edildi.
28.(Teklif: Hollanda).EWUF Yönetim Kurulu
üyelerinin, görev alanları net olarak yeniden
tanımlansın. Oy Birliğiyle Kabul Edildi.
29.(Teklif: Hollanda). Oylamalardan önce daha
fazla müzakere hakkı tansın. Oy Birliğiyle Kabul
Edildi.
30.Hollanda 5 teklifini geri çekti.
Değerli Wushu Camiası! Bütün bu rapordan anlaşılacağı
üzere, hem faaliyetler icra etmek hem bu faaliyetleri
yaparken ve sonuçları hakkında sizinle istişare içinde
olmak istiyorum.
Yeni dönemde, tüm camiamızın gerek şahsımı gerekse
Başkanvekilimi arayarak, birlik ve beraberlik mesajı
verdiklerine şahit oluyoruz. Olması gerekenin bu olduğu
ve başarının sadece bu şekilde yakalanabileceğini
bilmenizi isterim.
Bu rapor, yöneticilerimizden, sporcularımıza kadar tüm
Wushu Camiasını muhatap almaktadır. Önerisi, eleştirisi
veya katkısı olabilecek tüm mensuplarımızı fikirlerini
paylaşmaya davet ediyorum. Lütfen bana kişisel mail
adresimden ulaşınız.
Selam ve saygılarımla,
Ebubekir Hocaoğlu
TWF Başkanı
ebhocaoglu@ewuf.org
Not: TWF nin izni olmadan, başka
basın mecralarında kullanılamaz. |