|
YÖNETİMİMİZ DÖNEMİNDE ULUSLAR ARASI FEDERASYONLARA
BAĞLANMA GİRİŞİMLERİ
2006 senesinde Türkiye Wushu Federasyonu kurulduğunda
bünyemizde olan Ashihara-Budokai branşının, bizden
evvelki yöneticileri, as başkan ve basın dünyasındani
konuya hakim arkadaşlarımızla görüşmeler yapmıştık. Bu
süreçte bir takım keskin fraksiyonların birbirleriyle
mücadele ettiklerine şahit olduk. Bir takım guruplar
federasyonun dışında bir yapılanmaya gitti. Sonraları
dünyada bir merkeze bağlanmak adına yaptırttığımız bir
çalışmayla, branşın adını “Budokai-do” olarak
değiştirmiştik.
Kısaca tarif etmek gerekirse “Budokai-do
“,Ashihara Karate ile Kyokushin Karate spor branşlarını
temsil etmektedir. Uzun zamandır bu branşı, Dünya veya
Avrupa’daki bir federasyona bağlayabilmek için gayret
içindeydik. Bu amaçla bir çok kez, camiadaki teknik
adamlarla uzun toplantılar tertip ettik. Durumu çokça
müzakere ettik. Nepal, İngiltere, Belçika gibi ülkelerde
bulunan federasyonların dosyaları, gerçekten bu
camiadaki gayretli arkadaşlarımız tarafından tarafıma
ulaştırıldı. Yaptığımız incelemeler sonucu, bunların son
derece gayr-ı ciddi oluşumlar olduğu ortaya çıktı. Bu
kurumlara Türkiye Wushu Federasyonu Budokai Branşı
Başkanı olarak bir çok kez e-mail gönderip cevap
istememe rağmen, bir kez bile cevap alamadım. Nepal ve
İngiltere’de bulunan federasyonlar, bir kişi etrafında
kümelenmiş, seçim yapılmayan ve başkanlık seçiminin
yapılmayacağı tüzüklerinde yazan kuruluşlardı.
Ülkemizde, Milli Olimpiyat Komitesi tarafından tanınmış
bir branş olduğumuzdan, seçim yapmayan hatta ülkemizde
temsilci olarak belirledikleri bir çok isimleri
federasyon web sitelerinde gösteren amatör altı
kurumlara üye olmamız düşünülemezdi.
İngiltere’de kurulu ve kyokshin karate yapan kuruma
üyelik için, camiadan bir hocamızın bilgilendirmesiyle
yazı yazdım ama yine cevap alamadım. Üstelik Ashihara
Karate yapanlar da bu kuruma bağlanmak için arzu beyan
etmiş ve tam destek vermişlerdi. Kurumun web sitesinde
son güncelleme 2006 yılında yapılmıştı ve yine bir
kişiye bağlı bir spor kulübü gibi çalışmaktaydı. Kişisel
olarak yaklaşımım farklı olmasına rağmen, camia talep
ettiği için bağlanılmasında beis görmemiştik.
Bir önceki dönem teknik kurulumuzda görev yapan
arkadaşlarımız aralarında yaptıkları toplantıda, son
olarak Türkiye’de kurulu bir federasyona üye olmamızı
önerdiler. Bu federasyon ülkemizin spor makamları
tarafından tanınmadığı için bu da mümkün olmadı.
Federasyon başkanlık seçimlerinin yapıldığı günlerde,
sporcular ve teknik adamlardan oluşan bir ekibi,
Rusya’da yapılan bir şampiyonaya gönderdik. Ama ülkeye
döndüklerinde verdikleri rapor, buraya da bağlanmamızın
mümkün olmadığını gösterdi.
Tüm girişimlerimiz başarısızlık ile sonuçlanmıştı.
Camiadaki arkadaşlarımız, kendilerinin bir disiplin
geliştirmeye çalıştıklarını, hatta bunun için kurallar
ve kurullar oluşturduklarını ve kırmızı beyaz renkli
elbiseler dizayn ettiklerini söylüyorlardı. Yeni bir
oluşum kurarak, Türkiye’nin merkez yapılmasını
istediler. Üstelik bu daha evvel de denenmiş ama
başarılamamıştı. Ömrümün yarısını dış ülkelerde geçirmiş
biri olarak, bu sistemin başarıya ulaşmasının imkansız
olduğunu, yetişmiş insan ve uluslar arası misyon
deneyimimizin böyle bir eyleme kifayet etmeyeceğini ,
girişimimizin enerji kaybına sebebiyet vererek manasız
kalacağını bildiğimden bunu kabul etmemiş,bunun yerine
uluslar arası bir federasyona katılım sağlanarak o
federasyonda etkili olunması için gayret göstermenin
doğru olacağını biliyordum ve zaman zaman camia ile bunu
paylaşmıştım.
Spor mevzuatımıza göre Türkiye Şampiyonaları ancak
uluslar arası bir faaliyete katılmak için
düzenlenebilmektedir. Biz Budokai –do ile ilgili
şampiyona düzenlemiş ama bağlı bulunduğumuz bir uluslar
arası yapı olmadığı için sorun yaşar hale gelmiştik.
Ülkemizde şampiyona yapamama ile karşı karşıya idik. Bu
da bu spor branşı açısından ciddi tehdit
oluşturmaktaydı.
ÜLKEMİZDE BUDOKAİ-DO CAMİASININ YAPILANMASI
Ülke çapında 100 civarında kulübün, Budokai-do adı
altında Ashihara veya Kyokushin Karate yaptıkları tespit
edilmiştir ve sporcu sayıları 3,000 kadardır. 20 kadar
il bu spor dallarında aktiftir. Belli bir ivme içinde
yayılım gösteren bu branş, özellikle İstanbul ilinde
Karabük ve Bursa’da yoğun ilgi ile karşı karşıyadır.
Düzenli olarak antrenör kursları, hakem kursları , dan
ve kuşak sınavları yapılmaktadır. Yeni yönetim
döneminde, kulüplerin çok büyük çoğunluğunun desteklemiş
olduğu arkadaşlarımız, teknik, hakem, eğitim ve
organizasyon kurulları ile profesyonel kurulda görev
yapmak üzere atanmıştır. Branş, yapısı itibariyle
profesyonelliğe çok uygundur ve yayılmaya çok müsaittir.
AVRUPA ASHIHARA KARATE ŞAMPİYONASI , VİZYON VE HEDEFLER
Romanya’nın Braşov kentinde, 6-8 Kasım 2009 tarihleri
arasında yapılan, büyükler Avrupa Ashihara Karate
Şampiyonası’na, hem NIKO’nun (New International Karate
Organisation-Yeni milletlerarası karate organizasyonu)
Avrupa yapılanmasını görmek hem de son dönemlerdeki
gelişmeleri takip etmek için katıldık. Katılımdan evvel
Avrupa Temsilcisi , Danimarka’dan Jens Bjerrekaer ile
yazışma yaparak, Avrupa yapılanması hakkında bilgi
aldım. Bay Jens Danimarka’da 1994 ten beri her yıl
Sabaki Spirit adıyla bir dünya şampiyonası tertip
etmektedir. Daha evvel Türk Sporcuları kendi
imkanlarıyla bu yarışmalara iştirak etmiş ama 2003 ten
sonra çeşitli sebeplerden ötürü ara vermişlerdir.
Türkiye’deki camia 2002 den beri, merkezinde kendimizin
olduğu bir dünya yapılanması için çalışmış ama
İstanbul’da iki kez düzenlenen uluslar arası şampiyona
başarılı olamamış ve bu amaca ulaşmak için kafi
gelmemiştir. Bu yıllarda teknik kargaşalar yaşandığı
için, dünyada bağlanılacak bir yapı için de çalışmalar
yapılamamıştır.
Şampiyonaya katılmadan evvel, Ramazan Sevinç tarafından
temin edilen hakem ve yarışma kuralları, Türkçe’ ye
çevirttirilmiş ve teknik kontrolleri yapılmıştır..
Braşov’daki Şampiyona, NIKO ‘nun onayıyla, Romanya
Savunma Sanatları Federasyonu tarafından düzenlendi. Bu
federasyon Romanya’da, Wushu, Aikido, Karate gibi birçok
branşı bünyesinde bulunduran güçlü bir yapıdır.
Federasyonun Wushu branşının başında olan ve aynı
zamanda federasyon genel sekreteri olan Petru Grindeanu,
Avrupa Wushu Federasyonu(EWUF) yönetiminde birlikte
çalıştığımız ve her konuda bizi destekleyen bir
arkadaşımızdır. Kendisi EWUF ‘un saymanıdır. Ziyaretimiz
esnasında bizi son derece prestijli bir şekilde ağırladı
ve gerek Romanya Federasyon Başkanı gerekse diğer Avrupa
ülkelerinin federasyon başkanlarına çok iyi bir şekilde
tanıttı ve referans oldu.
Şampiyona’ya sadece Ashihara Karate yapanlar değil,
Kyokushin yapanlar da iştirak etti.
İki sporcu , bir doktor ve teknik kuruldan
iki arkadaşımızla katıldığımız şampiyonanın teknik
toplantısında, Avrupa organizasyonuna her ülkeden birden
fazla kulübün veya organizasyonun üye olabileceği
bilgisini teyit ettim. Avrupa temsilcisi bay Jens ile
yaptığım görüşmede-ki bu görüşme teknik toplantı
esnasındaydı ve herkes görüşmeyi izliyordu- Türkiye
olarak böyle bir organizasyona üye olamayacağımızı,
birden fazla organın temsil edilmesinin doğuracağı
sıkıntıları anlattım. Bay Jens, Japonya’daki NIKO’nun
böyle uygulamaya gittiğini anlatınca o esnada toplantıda
bulunan 16 ülkenin (Azerbaycan, Türkiye, Sırbistan,
Danimarka, Letonya, Macaristan, Moldovya,İspanya,
Ukrayna, Bulgaristan, Makedonya, Yunanistan, İsrail,
Karadağ, Rusya ve Romanya) temsilcilerine konuyla ilgili
toplantı teklifinde bulundum.
Pazar günü sabah saat 10 da konuyu görüşmek üzere oy
birliğiyle toplantı kararı çıktı. Şampiyona esnasında,
gerek ben gerekse Romanya Federasyonundan Petru, ülke
temsilcileri ile görüştük ve Avrupa Federasyonu
kurulmasının avantajları konusunda kendilerine
bilgilendirme yaptık. Halihazırda önemli bir federasyon
olan EWUF taki tecrübelerimizi aktardık. Azerbaycan,
Pazar sabah erken ayrılacağı için, bize oy kullanma
yetkisi verdi.
7 Kasım günü oldukça çekişmeli ve kaliteli maçlar
yapıldı ve Romanya ve Rus sporcular ciddi sayıda madalya
aldılar. Bizim sporcularımız, eleme maçlarında ilk ikiye
giremedikleri için, finallere katılamadılar. Teknik
adamlarımız, kamp yapılmadan gelindiği için, sporcuların
dayanıklılığında sorun olduğunu beyan ettiler.
Organizasyon genel manada oldukça başarılı idi.
Konaklama yaptığımız otelin standardı ve ödenen ücret
makuldü. Şampiyona sonunda dağıtılan, madalyalardan
kupalara ve diplomalara kadar olan belgeler
profesyonelce hazırlanmıştı. Salon daha çok, profesyonel
maç mantığına göre ışıklandırılmış ve ses düzeni de ona
göre kurgulanmıştı. Benim gördüğüm bir çok uluslar arası
organizasyondan daha nitelikli bir ortam vardı. Oldukça
fazla sayıda seyirci maçları izledi. Madalya töreni
sonrası, organizatörleri tebrik ettim.
AVRUPA FEDERASYONU KURULUM TOPLANTISI VE ALINAN KARARLAR
Teklif bizden geldiği için 8 Kasım saat 10.00 da yapılan
toplantıya başkanlık ettim. Teknik adam olarak komite
üyelerimiz, Ramazan Sevinç (Teknik Kurul Başkanı) ve
Hasan Vanlıoğlu(Üye) toplantıya katıldı ve teknik görüş
bildirdiler. Tüm Avrupa kıtasında Ashihara Karate yapan
kahir ekseriyet toplantıda idi. Katılımcıların oy
birliğiyle aşağıdaki kararlar alındı. Kararlar tutanak
haline getirilip katılımcılara imzalatıldı. (Türkiye
olarak Azerbaycan adına da vekaleten imza attık.)
1. Adı European Ashihara Karate Federation(Avrupa
Ashihara Karate Federasyonu) olan bir Avrupa
federasyonunun kurulmasına,
2. Federasyonun her yıl farklı ülkelerde büyükler ve
gençler şampiyonası yapmasına,
3. Türkiye(E.Bekir Hocaoğlu), Rusya (Ryzkhov Valery) ve
Danimarka(Jens Bjerrekaer)’dan oluşan bir komisyonun,
2010 da Danimarka’da yapılacak 1. Olağan Kongre için
hazırlık yapması ve teklifleri değerlendirmesine,
4. Hazırlık komisyonunun genel sekreterliğini
Romanya’nın yapmasına,
5. Federasyonun ana statüsünün hazırlanması ve Avrupa
Komisyonu’na tescil ettirilmesine,(Bu durum, Avrupa’da
ikinci bir federasyonun kurulmasına manidir).
6. Federasyona banka hesabı açılmasına,
7. Aidatların belirlenmesine,
8. Her ülkeden, ülkenin en yüksek spor otoritesi
tarafından tanınan (Spor Bakanlığı, Milli Olimpiyat
Komitesi, GSGM Müdürlüğü) ve en çok üyesi olan tek bir
federasyonunun üyeliğe kabul edilmesine ve bir ülkeden
tek bir üyeliğin kabul edilmesine,
9. Şampiyonalarda, son 15 yıldır Danimarka’da yapılan
Sabaki Challange Spirit Dünya Şampiyonası kurallarının
uygulanmasına,
10. Başkan, Başkan Vekili, Genel Sekreter, Muhasip ve
Teknik temsilciden oluşacak bir yönetim kurulu için 2010
2 Nisan’daki 1. Kongrede seçim yapılmasına, ve bu
adaylıklar için başvuru yapılmasına,
11. Diğer kurulların belirlenmesine ve adaylıkların
toplanmasına,
12. Avrupa’daki oluşum tamamlandıktan sonra, Dünya
Federasyonu kurulumu için girişimde bulunulmasına,
13. Alınan kararların toplantıda olmayan üyelere e-mail
yoluyla ulaştırılmasına,
karar verildi.
2010 yılında yapılacak kongrede, teknik, eğitim ve hakem
kurulları da seçilecektir. Bizim mümkün olan tüm
kurlarda temsil edilmemiz, ülke faaliyetlerimiz için son
derece önemli olacağından, namzet arkadaşlarımızın
belirlenmesinde fayda vardır.
Çalışmalarımız bu branşla ilgili yeni bir ufuk açmıştır.
Türkiye’de samimiyetle bu branşlarda çalışan
arkadaşlarımız, her türlü taktir, ulusal ve uluslar
arası desteği hak etmektedir. Çok kısa bir süre
içerisinde, dünyadaki yapılanmayı da federasyon haline
getirip, mümkünse kyokshini de içine alarak büyütmeyi
hedeflemekteyiz. O zaman gerek Avrupa gerek dünya
Ashihara ve Kyokshin Federasyonu olarak yapılanacaktır.
İstatistikler ülkemizde, %75 Ashihara, %25 kyokushin
yapıldığını gösteriyor. Kurullarımızda her iki branşı
yapan arkadaşlarımız vardır. Bu manada ülkemizde bu
branşla ilgili isim değişikliğine gitmek ve içinde
Ashihara ve Kyokushin ile Karatenin geçtiği bir isim
üzerinde durma düşüncemiz vardır.
Bu konuda önerisi olan arkadaşlarımızın, yazılı olarak
bana ulaşmalarını rica ederim.
Federasyonumuzun Budokai-do branşında çalışan tüm
arkadaşlarımızı yürekten tebrik ediyorum ve
başarılarının devamı için, federasyon yönetimimizin
ellerinden geleni yapacağı hususunda müsterih olmalarını
istiyorum.
Selam, sevgi ve saygılarımla,
Ebubekir Hocaoğlu
TWUF Başkanı
ebhocaoglu@ewuf.org |